Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz. Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek sağlıyorsunuz. Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz. Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir ya da kendi diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz. Aşırı ciddi olduğunuzda ya da fazla rahat hissettiğinizde kişisel gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacaklarını bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır. Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz ya da kişisel hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz hayallerinize uyum göstermek zorundadır. Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Halinizden memnunsunuz. Bu tip toplumsal iletişim sitelerinin; sık göremediğiniz arkadaşlarıyla görüşebilmek, onlarla hayatlarındaki olayları paylaşabilmek, sosyal ağ kurarak 2000li yıllardaki yeni iletişim araçları olduğunun bilincinde olan arkadaşlarınız çoğunlukta. Haliyle siz de onlara uyum sağlayabiliyorsunuz. Etrafınızdaki arkadaşlarınızla, farklılıklarınız olsa dahi , birbirinizi seviyor ve hoşgörü gösteriyorsunuz. Ancak yeni arkadaşlıklara da çok kapalı olmayın, insanlar her türlü tanışabilir. Sanal insan diye bir kavram yok, bilgisayarının veya telefonunun başındaki herkes gerçek bir insan. Böyle devam edin ;) Eğer ki buna uymadığınızı veya uymayan arkadaşlarınızın olduğunu düşünüyorsanız, faceBOK sayfasında tepki gösterebilrsiniz. http://www.facebook.com/pages/FaceBOK/75551060185 Geçmiş olsun ;)
Sizi taniyan kisi sayisi az oldugundan pekte sevilmeye ihtiyac duymuyorsunuz icinize kapanik ve yanlizlikla evinizi paylasmayi seviyorsunuz.Etrafinizda ziyaretinize gelen kisi neredeyse yok.Evinizin renkleride ic dunyanız gibi koyu renklerle donanmis.Evinizde zor olan tek sey canliligi kazandirip enerji yüklemesi yapmak.Bu size pek yakismamis gibi gorunuyor...
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Teshis: Siz ortama nese katan votka gibisiniz. Eglenmeyi seviyor, hayatta yasadiginiz her seyden keyif almaya bakiyorsunuz. Nesenizle girdiginiz ortamlarda da en dikkat cekici insanlardan biri siz oluyorsunuz. Sorunlarini cok kafaya takmiyor, keyfinizi kacirmamaya calisiyorsunuz. Eglence soz konusu oldugunda gozunuz hic bir sey gormuyor ancak bu durum kimi zaman sorunlara karsi duyarsiz kalmaniza da neden oluyor. Bu konuda biraz daha dikkatli olmalisiniz. Neseniz daim olsun!
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.