Alparslan Türkeş ve dava arkadaşlarının kurmuş olduğu partidir... Yakın tarihinde teşkilatlanarak kominizme karşı büyük bir mücadele vermişlerdir... Ülkü Ocakları adında teşkilatlanarak siyasi partilerin teşkilatlanmasının önemi vurgulamışlardır. Türkiye'de merkez parti olmadığı halde en çok oy alan partidir. MHP'liler kendilerini milliyetçi olarak tanımlarlar ve ülkelerinin çıkarları için yapmayacakları şey yoktur...
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
İçinde çocukluktan beri gelen "Bakkal Amca" sevgisini sadece çocukluk olarak görenlerdensin işin aslı böyle değil.Bakkal olmak senin dünyada yapabileceğin en iyi iş.Veresiye defteri tutmak, toptancılarla pazarlık yapmak, pirincin içine çakıl taşları atmak gibi senin içinde olupta, farkına varmadığın bir meslek.
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız.Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir. Belki sizin için basit bir tanışma olarak kalmış olabilir ama emin olun çok geçmeden o kişinin sizin ruh ikiziniz olduğunu farkedeceksiniz. Bir şekilde; ya tesadüfen yine bir araya geldiğiniz bir ortamda; aynı anda aynı cümleye başlamak gibi, aynı anda aynı yiyeceğe uzanmak gibi ufak ama garip tesadüfler yaşayarak kafanızda bir kıvılcım çakacak bu tür ufak ve garip tesadüfler sizi bir şekilde birbirinize yakınlaştıracak. Kısacası zaten halihazırda tanışmış olduğunuz ruh ikizinizin kim olduğunu zamanla anlayacaksınız.
Evet sen gerçekten bilgilisin ama bence bunu herkesin içinde heryerde belli etmemelisin dışardan seni tanımayanlar ukala olduğunu düşünecektir...azcık ince düşün öle karar ver...yeri geldiğinde söyle yeri geldiğinde söyleme ki insanlara batma...öğren artık...herşeyi bilmek zorunda değilsin hadi bildin bari ispatlamaya çalışma...:D:D işin zor valla...çok şey bilmek kötü...sazan olursun evladım bu devirde:D
İnsanlar sizi doğal liderlik yeteneğinizle ama ama biraz düşüncesiz biri olarak tanırlar. Başlıktan da anlaşılacağı üzere özgürlüğünüze son derece düşkünsünüz. Hayatta her şeyi en azından bir kere yaşamak istiyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar yaydığınız bu heyecan dalgasından çok mutlular ve sizinle yakın olmak istiyorlar.
Deyim yerindeyse tam bir fırlamadılar.Öğretmenlere yapmadıkları kalmaz.Sınıfın altını üstüne getirirler.Hemen kendine benzer birkaç arkadaş bulup bu eylemlerini okulun geneline yayarlar.Velileri okul yolunu aşındırsa bile bu arkadaşlar için tek çare müdür odasıdır.Sopayı yiyince rahatlayan arkadaşlarımız için psikolojik danışmanlar bile yetersiz kalır.Aralarından okul 1.si çıkanlar bile vardır.Şımarık olmaları kendilerini durduramaz olmalarından kaynaklanıyor olabilir.
Üzülecek bir durumdasınız. Zekânızı kullanmıyorsunuz. Sabırsız olduğunuz ve testimi ciddiye almadığınız anlaşılıyor. Sosyal hayatta ve iş hayatında zorlukla karşılaşıyor olmanız gerekir. Örneğin kilosu 10 YTL olan tam yağlı Ezine koyun peynirinin 1 kilo kaç YTL tutacağını kafadan hesaplayamazsınız.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...