ASLAN (24 Temmuz-23 Ağustos) Bu aslan var ya aslan. Bu komedi şey kendisinin gökten zembille indiğini sanır. Bu ıssız bir adaya düşse, yanında isteyeceği üç şeyden biri aynadır. Kendinde şeytan tüyü olduğunu düşünür. Sanki bu olmasa çevresindeki hiçbir şey düzgün gitmeyecek zanneder. Oysa en büyük yamuk kendisidir. Bunu bir odaya iki gün kapatın kesin ölür. Hele bir de odada ayna yoksa iki gün bile sürmez. Özgürlüğü asla vazgeçemeyeceği şeydir. Saftır aslında bu. Kuş kadar beyni olan bir insan bile bunu kolayca kandırabilir. Öyle ince detaylardan pek anlamaz. Bir yalan söylediğinde ya da gizli bir iş yaptığında kısa sürede kendini ele verir. Çünkü plan yapacak, yaptığı planı doşru düzgün uygulayacak, hadi diyelim uyguladı, saklayıp gizleyecek kadar potansiyel yoktur onda. Sakın bu aslan megolamanına nasıl göründüğünüze dair bir şey sormayın. Çünkü siz kendinizi ne kadar mükemmel hissederseniz hissedin, o olumsuz bir şey bulacaktır. Bu şahsiyetle kavga ettiğinizde, size saldıracağı ilk konu dış görünüşünüz olacaktır. Kilonuzdan tutun da, gözlerinizin şaşılığına, dudaklarınızın inceliğine kadar v.s ne varsa onu fazlasıyla ilgilendirir. Ruh sağlığınız açısından tehlikelidir.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Deyim yerindeyse tam bir fırlamadılar.Öğretmenlere yapmadıkları kalmaz.Sınıfın altını üstüne getirirler.Hemen kendine benzer birkaç arkadaş bulup bu eylemlerini okulun geneline yayarlar.Velileri okul yolunu aşındırsa bile bu arkadaşlar için tek çare müdür odasıdır.Sopayı yiyince rahatlayan arkadaşlarımız için psikolojik danışmanlar bile yetersiz kalır.Aralarından okul 1.si çıkanlar bile vardır.Şımarık olmaları kendilerini durduramaz olmalarından kaynaklanıyor olabilir.
Önderlik ve diktatörlük yapmaktan hoşlanan Aslan’lar, çevresindeki insanların hayatlarını da onlar adına planlamak isterler. Her şeye karışırlar. Mağrurdurlar. Emir almaktan hoşlanmaz ve yönetmeyi çok severler. Organizasyon yapmaktan hoşlanırlar. Herkese söz hakkı verirler fakat en son sözü kendileri söyleyerek isteklerini başkalarına kabul ettirmeye çalışırlar. Çevresiyle ilgilidir ve yardım etmekten hoşlanırlar. Merhametli, neşeli, sevecen ve iyimserdirler. Kendilerine hatalı davranılsa bile dostane tavır sergilerler. İyi niyetlerinin suistimal edilmesinden hoşlanmazlar ve böyle bir durumla karşılaştıklarında sert bir şekilde karşılık verirler. Yönetici gezegenleri Güneş’in etkisiyle en zor zamanlarında aydınlığa çıkarlar, oldukça şanslıdırlar. Çalışmaktan hoşlanırlar ve iş konusunda başarılıdırlar. Dış görünüşlerine önem verdiklerinden onları her zaman bakımlı görebilirsiniz fakat bu yüzden kolay kolay para biriktiremezler. Her şeyin en iyisini severler. Aslan’lar oyun kurmayı, yönetmeyi ve kural koymayı gerektiren takım sporlarında başarılıdır. Fiziksel çekiciliği onları daha mağrur ve kendini beğenmiş kılar.
Levent Yılmaz Askerlerin hem çok sevdiği hem de saygı duydukları Levent Üsteğmen, çocuklarını gece uyurlarken seven bir baba edasıyla askerleri üzerinde titremektedir. Herkesin umudunu kestiği anlarda bile bu haylazlar bölüğüne güvenmektedir. Ve bizimkiler de eskileriyle yenileriyle Levent Üsteğmen'in yüzünü kara çıkarmamaktadır.
Aslinda hayatinizin aski sizinle ayni mahallede yada sokakta ama siz bunun farkinda bile degilsiniz.Gozunuz hep uzaklarda yakinlara bakmak hic akliniza bile gelmemis.Bence gec olmadan bu firsati kacirmadan siz siz olun mahallenize yada oturdugunuz cevreye bir goz atin olmaz demeyin belkide olacak olan en guzel sey sizi orda bekliyor...