Yay’lar başkalarının zorlandığı konuları bile kısa sürede kavrar ve çözümler üretirler. Kavrama yetenekleri ve becerileri sayesinde her işin üstesinden kolayca gelebilirler. Dikkatsizce riske atılabilirler fakat hatalarından dersler çıkarmayı da bilirler. İçtenlikleri ve iyimserlikleriyle birçok arkadaş edinebilirler. Özgürlüğüne aşırı düşkün olan Yay’lar kısıtlanmaktan ve emir almaktan hoşlanmazlar. Dikkatsiz, kaprisli ve patavatsızdırlar. Çabuk sinirlenirler, kısa sürede sakinleşirler, kin tutmazlar.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Yükselen Enerjiyi ve Dışa Dönüklüğü Temsil Eden Ateş, Aynı Zamanda İçimizi Isıtırken Egolarımızın Güçlenmesine, Hatta Aevlenmesine Sebep Olur. Ateş, sıcak ve enerjiktir. Dokununca yakıcıdır, ama yaklaştıkça ısıtır. Deli doludur, yanmaya başladığında olanca özgürlüğü ile her yana savrulur. Çok kısa zamanda etrafa yayılır ve etrafına hakim olur. İşte bu özellikler, Ateş burçlarında doğan kişilere özgü karakteristik özelliklerdir. Onlar sıcakkanlı, delidolu, ama kızdıklarında etrafını yakıp kavuran ve birdenbire sönen ateş gibi, durulan bir yapı sergileyebilirler. Ateş burcundaki kişiler, özgüveni yüksek, otoriter, coşkulu, enerji dolu, yaratıcı, iddialı, cesaretli, hayata oldukça bağlı, yaşamaktan zevk alan, neşeli ve hareketli bir mizaca sahiptirler. Yaratıcılıkları gelişmiştir. Hayatı dolu dolu yaşarlar. Sözünü hiç esirgemeyen Ateş grubu insanları yan yana geldikleri zaman hareketliliklerinden ve baskın yapılarından dolayı bazen fazla enerjik, rahatsız edici bir ortam oluşmasına neden olabilirler. Ateş grubunda doğanlar, duygusal açıdan aynı frekanstadırlar. Aşk, onlar için muhteşem bir olaydır.
Deli Dolu acıcık psikopat birisin. Sürekli gülüosun.İşi dalgaya almayı da seviosun :D Basketbol oynamak senin için vazgeçilmez(en azından Lara için öle) Aşık olduğunda sevgilin için ölürsün.Arkadaşlarına çok düşkünsün.. Allah ağlatmasınn xD Sıkı bir rockçısın.. Basket maçlarını çok seviosun.. çok hoi bi tipin var. Havanda var xD
Yaptığınız iş konusunda bir aksaklık yaşayacaksınız. Beklemediğiniz bir yerden işiniz yolundan çıkacak. Ama bu şey aslında sizin için hayırlı olan şey. Çünkü daha iyi sonuçlarla karşılaşacaksınız. Sevgilim olabilir diyeceğiniz birisi ile karşılaşacak ve zamanla o kişiye alışacaksınız. sonrası sizin kararınız. www.google.com
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü 1995 yılının ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Eylül ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren Mor ve Ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Ocak 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan Mor ve Ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Ocak ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının Haziran ayında Mor ve Ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Ağustos ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi "morveotesi.com" da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002 Nisan ayında, Mor ve Ötesi; İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. Grup, 7 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde, tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 1 Ekim 2002 tarihinde Mor ve Ötesi, Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren Mor ve Ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.[1] Ocak - Şubat 2004 arasında Dünya Yalan Söylüyor albümü için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 5 Mart 2004 Cuma günü yayımlandı. Albüm 250.000'den fazla sattı.[2] İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirdi. Fikret Kızılok'un "Sevda Çiceği" adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümün üçüncü single'ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi "Küçük Sevgilim",üçüncüsü ise "Ayıp olmaz mı?" oldu. 2007 yılının sonlarına doğru kapsamlı bir Amerika ve Almanya turnesi planlayan Mor ve Ötesi, vize problemleri nedeniyle turnenin Amerika etabını iptal etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, "Deutschland 2007" adıyla Almanya turnesine çıkan grup, 10 Kasım 2007 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'nın 8 şehrinde 9 konser verdi (Berlin, Köln, Nürnberg, Rüsselsheim, Hamburg, Bochum, Stuttgart, Hannover, ve ilk konserin biletlerinin tamamının satılması nedeniyle tekrar Rüsselsheim). Mor ve Ötesi Eurovision'da Deli adlı şarkılarını söylerkenMor ve Ötesi grubu, Türkiye'yi 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda söz ve müziği kendilerine ait olan Deli (şarkı) adlı Türkçe sözlü şarkı ile temsil etmiştir. Öncelikle ikinci yarı finade yarışan grup, ilk 10'a girmeyi başarınca 24 Mayıs'taki Eurovision finaline katılmaya hak kazanımıştır. Rusya'nın şampiyon olduğu yarışmada finalde 12. sırada sahneye çıkıp, yarışmayı 138 puanla 7. olarak tamamlamıştır. Böylece Türkiye'nin Eurovision'da bu ana kadar ki en iyi 5. derecesine sahip olmuşlardır. Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup,26 Kasım 2008'de Başıbozuk (albüm) isimli albümü çıkardı.Eurovision içi kaydedilen üç şarkı Deli (şarkı),İddia (şarkı) ve Sonbahar (şarkı)'nın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.
Kendinizle ve çevrenizle ilgili düşüncelere etrafınızdaki çoğu kişiden daha sık ve daha derin bir şekilde dalıyorsunuz. Üstünkörü hareketler ve konuşmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa yalnız kalmayı tercih edebiliyorsunuz. Ama yakın arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli ki bu da size ihtiyacınız olan uyumu ve gücü getiriyor. Yine de yalnız başına kalmaktan hiç sıkılmıyorsunuz.
Aslinda hayatinizin aski sizinle ayni mahallede yada sokakta ama siz bunun farkinda bile degilsiniz.Gozunuz hep uzaklarda yakinlara bakmak hic akliniza bile gelmemis.Bence gec olmadan bu firsati kacirmadan siz siz olun mahallenize yada oturdugunuz cevreye bir goz atin olmaz demeyin belkide olacak olan en guzel sey sizi orda bekliyor...
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
Kendinizi genç hissetme eğilimindesiniz. Ancak yaşınızla doğru orantılı olarak gelecek tecrübeleri ve olgunluğu gerektiği gibi yaşayamazsanız bu kez de çocuğunuzun evden ayrılması ya da işten çıkarılmak gibi bir durum sizde şok etkisi yaratabilir. Bunun sonucunda düşünce yapınız tamamen değişmek zorunda kalır.