Taylor Lautner: Jacob Black, Bella'nın çocukluk arkadaşı ve Quileute kabilesi üyesi olan kızılderili, New Moon da kurt adam oluyo ve doğal olarak vampirlerin düşmanı oluyo Bella ya aşık olmasının yanı sıra Şafak Vakti nde Reneesme Cullen mühürleniyo ve Bella nın damadı oluyoda diyebiliriz :D
Bella gibisin. Sıradan olduğunu düşünüyorsun ama değişim zamanı geldi!!Kendine bir bak sen sıradanlıktan çok uzaksın. Eğer istersen çok cesur ve çok güçlü olabilirsin. Özellikle sevdiklerini ve kendini koruma konusunda kimse senden üstün olamaz. Kendine inanırsan içindeki gücü keşfedeceksin, sadece biraz inanç ve sabır lazım sana..Ayrıca kimseye belli etmek istemesen de aşk senin için önemli. Belli mi olur kendine güvenmeye başladığında gümüşş volvolu biri çıkar karşına belki :)
Siz tembelin tekisiniz sınavlara çalıştığınız hiç yok sınavda kopya çekebilirseniz biraz not alabiliyorsunuz öğretmen bişey sorduğunda sürekli eğilip kaleminizi almaya çalışır gibi yapıyorsunuz notlarınız 40 50 60 nadiren 70olurgibi ve okulda olduğu kadar evdede çok tembelsiniz kıscası siz çok tembel birisiniz
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Sınırsız hayal güçleri olsa da Kova’lar gerçekçi, ileri görüşlü ve akılcıdırlar. Bencil olmayan Kova’lar, insanlara olan sevgileri ile tanınırlar. İnsanları mutlu etmeyi; ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanların aynı imkanlara sahip olmasını isterler. Hümanist, idealist ve entelektüellerdir. Modern görünüşlerine rağmen dik kafalı, inatçı ve sabit fikirlilerdir. Herkesle kolayca iletişim kurabilirler fakat ne kadar samimi ve dostça davransalar da arada mutlaka mesafe bırakırlar. Kısıtlanmaktan hoşlanmayan Kova’lar özgürlükleri için her türlü özveride bulunurlar. Bir kişiye bağlanmaktan hoşlanmazlar. Bu yüzden de aile yaşamı zor gelir. Yeniliklere ve değişikliklere açık olsalar da alışkanlıklarını kolay değiştirmezler. Çok yönlü oluşlarından zor anlaşılırlar. Dürüst ve güvenilirlerdir. Kendi işlerini yapmaktan büyük keyif alırlar. Maddiyata önem vermezler. Kova’ların çok fazla sağlık sorunları olmaz. Çünkü hastalıklara karşı dayanıklı ve tedbirlidirler. Farklılığı seven Kova’lar farklı spor ve aktivitelerden hoşlanırlar.
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü 1995 yılının ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Eylül ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren Mor ve Ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Ocak 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan Mor ve Ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Ocak ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının Haziran ayında Mor ve Ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Ağustos ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi "morveotesi.com" da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002 Nisan ayında, Mor ve Ötesi; İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. Grup, 7 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde, tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 1 Ekim 2002 tarihinde Mor ve Ötesi, Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren Mor ve Ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.[1] Ocak - Şubat 2004 arasında Dünya Yalan Söylüyor albümü için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 5 Mart 2004 Cuma günü yayımlandı. Albüm 250.000'den fazla sattı.[2] İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirdi. Fikret Kızılok'un "Sevda Çiceği" adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümün üçüncü single'ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi "Küçük Sevgilim",üçüncüsü ise "Ayıp olmaz mı?" oldu. 2007 yılının sonlarına doğru kapsamlı bir Amerika ve Almanya turnesi planlayan Mor ve Ötesi, vize problemleri nedeniyle turnenin Amerika etabını iptal etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, "Deutschland 2007" adıyla Almanya turnesine çıkan grup, 10 Kasım 2007 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'nın 8 şehrinde 9 konser verdi (Berlin, Köln, Nürnberg, Rüsselsheim, Hamburg, Bochum, Stuttgart, Hannover, ve ilk konserin biletlerinin tamamının satılması nedeniyle tekrar Rüsselsheim). Mor ve Ötesi Eurovision'da Deli adlı şarkılarını söylerkenMor ve Ötesi grubu, Türkiye'yi 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda söz ve müziği kendilerine ait olan Deli (şarkı) adlı Türkçe sözlü şarkı ile temsil etmiştir. Öncelikle ikinci yarı finade yarışan grup, ilk 10'a girmeyi başarınca 24 Mayıs'taki Eurovision finaline katılmaya hak kazanımıştır. Rusya'nın şampiyon olduğu yarışmada finalde 12. sırada sahneye çıkıp, yarışmayı 138 puanla 7. olarak tamamlamıştır. Böylece Türkiye'nin Eurovision'da bu ana kadar ki en iyi 5. derecesine sahip olmuşlardır. Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup,26 Kasım 2008'de Başıbozuk (albüm) isimli albümü çıkardı.Eurovision içi kaydedilen üç şarkı Deli (şarkı),İddia (şarkı) ve Sonbahar (şarkı)'nın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.
Irkların karışması, yeni topraklar ve yabancı iklimlerle karşı karşıya kalan ilk B gruplarının yaşamlarını sürdürebilmek için uyumlu ve yaratıcı olmaları gerekiyordu. B grupları yerleşik A grupları kadar düzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O gruplarından da daha az kararlılık sahibidirler. Bu özellikler B gruplarının her hücresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B grupları diğer gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizaç özelliğine sahiptir. Davranışlarında akılcı, sistemli, düzenli ve iradelidir. Başkalarının tepki ve eğilimlerini dikkate almaksızın, kendi düşünce ve kararları doğrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu üzerinde giden, önüne çıkan engelleri ezen veya birlikte sürükleyen bir lokomotife benzetebiliriz. Çevrelerine egemen olmak ve yönetmek isterler. Gözü pek, inatçı, otoriter ve serttirler. Mantık ve irade, onlarda daima duygulardan daha önce gelir. Bu mizaca sahip bulunanların tipi, asker, uzman ve danışmandır. Birçok yönüyle B grupları bütün olası seçeneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarının zihinsel ve duygusal olarak uyarılmış edimlerinin yanı sıra O gruplarının saldırgan ve keskin fiziksel tepkilerine ait öğeleri de içlerinde barındırırlar. B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandır. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır. B Grubu Kadını İstek doludur. Sekse hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya da cimridir. B Grubu Erkeği Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir.
Güzellikten daha çekici ne var şu dünyada? İktidar mı? Güç mü? Para mı? Hiç biri, insanın içini eriten güzelliğin cazibesiyle yarışamaz. Güzellik, en pahalı mücevherlerden daha hızlı, daha doğrudan, daha sıkı bağlar insanı kendine. Büyüler, kendisinin dışındaki her şeyi görünmez kılar. Siz işte böyle bir etki bırakıyorsunuz insanlarda. Yalnızca dış güzelliğiniz değil, içinizin güzelliğiyle de tamamlıyorsunuz manzarayı. Pek çok insan sizinle olmaya doyamıyor.
Elinizi attiginiz her sey ters gidiyor. Bu da sizi gerginlestiriyor. Yasadiginiz ask hizini yitirmis ve monotonlasmis durumda. Yasadiginiz olaylar bunda oldukça etkili. Üreticiliginiz durmus ve iliskiniz üzerinde baski yapiyor. Bununla beraberinde gelen maddi sikintilar yasaminiza negatif boyutlar yüklemis durumda. Tüm bunlara ragmen kisa bir süre sonra bunlari asacak ve eski mutlulugunuza döneceksiniz.
Çok ayrıntıcısınız, hem de çok. Makul ve mantıklı bir sebebin sunulmadığı, daha iyisi tarafınızdan bulunmadığı hiçbir şeye inanmanız mümkün değil. Sizin için yalnızca, bilgisini akılcı yollarla elde ettiğiniz haller, olaylar ve şeyler geçerli. Ama bilginin mutlaka kanıtlanabilir olması da gerekiyor. Analitik bakış açınızla, zaten siz deşmişsinizdir konunun altını üstünü. Çok düşünüp, kılı kırk yarmışsınızdır… Bu kadar da düşünmeyin canım! Bazen çok karmaşık zannettiğimiz şeyler aslında fazlasıyla basittir. Arada ağları sıkı örmemek, size de rahat bir nefes aldıracaktır.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.