Siz hayata iyimser gözlükle bakan, asil yaradılışlı, herkesi dost kabul eden,arkadaş canlısı,sıcak kanlı ve samimi birisiniz. Olduğunuz gibi görünmekten hoşlanıyorsunuz ve insanlara çabuk inanıyorsunuz. Mert olup onları incitmekten kaçınıyorsunuz. Haksızlık yapmak sizin için dünyadaki en son iş sayılır. Başka insanlardan da böyle olmalarını beklersiniz. Hareketli, neşeli ve nüktedansınız. Bulunduğunuz ortama çabucak uyarsınız. Espriler yaptığınız gibi beğenmediğiniz şeyleri de alaya alabilirsiniz. Genel olarak sözcüklerinizde acıtmayan ama insanlara dokunduran espriler yer alır. Hıncınızı sözcüklerle almayı istersiniz. Çift karakterli ve değişken yapınız sizi iki çeşit insan yapabilir. Birincisi duygusal ve içine dönük birisidir. Çekingen ve duyarlıdır. İkincisi ise cesur,ateşli,tedbirsiz
İkna etmek ve yönetmek, karakter özelliklerinizin size bağışladığı iki önemli yetenek. Hayatınız boyunca üstlendiğiniz görevleri hakkını vererek yerine getirdiniz. Bu sayede pek çok insanın güvenini kazandınız. Kimseyle kavga ettiğiniz, hatta söz yarıştırdığınız bile görülmedi. Kimse sizden şikâyet edecek tek bir fırsat yakalayamadı. Nasıl başarıyorsunuz bilmiyoruz ama işleriniz de hiç aksamıyor, tıkır tıkır yolunda gidiyor. Bütün bunların tek sebebi var... Bütün bunları karizmanıza borçlusunuz. Aman ha onu iyi koruyun...
Lionel Andrés Messi, (d. 24 Haziran 1987 Rosario, Arjantin) La Liga takımı Barcelona ve Arjantin Milli Futbol Takımı’nda forma giyen futbolcudur. 1,69 m boyunda 67 kg ağırlığındaki futbolcu oyun stili,sol ayağı ve özellikleri ile Maradona’ya benzetilmektedir. Maradona da kendisi için, ”veliahtı" olduğunu belirtmiştir.
Bu aralıkta yer alan insanlar genellikle kendilerini iş arkadaşlarına öfkelenirken – çok sevdikleri olsa dahi - bulurlar! Bu kişiler değişim, stres ve zorluklarla başa çıkmada daha az dayanıklılık gösterirler. Bazı bu tür insanlar hayatta kaybolmuşluk hissi ya da depresyondan da bahsederler. EQ sonuçlarının daha iyi ilişkiler, daha iyi bir sağlık ve daha mutlu bir görünüşe sahip olmak için iyileştirilmesi! Dünyanın en büyük şirketlerinde çalışanlar ve girişimciler için yapılan çalışmalar göstermiştir ki başarı için EQ, IQ ve teknik becerilere gore iki kat daha fazla belirleyici bir role sahiptir. Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor? Kendi duygusal ihtiyaçlarınızı ifade etmekte sorun yaşıyorsanız, diğer insanların ihtiyaçları sizinkilerin önüne geçmişse, büyük bir ihtimalle günün birinde boş, düşmanca ya da depresif duygularla uyanacaksınız. Bunun olmasına izin vermeyin!
İnsanlar sizi doğal liderlik yeteneğinizle ama ama biraz düşüncesiz biri olarak tanırlar. Başlıktan da anlaşılacağı üzere özgürlüğünüze son derece düşkünsünüz. Hayatta her şeyi en azından bir kere yaşamak istiyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar yaydığınız bu heyecan dalgasından çok mutlular ve sizinle yakın olmak istiyorlar.
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Hangi ortamda olursanız olun siz kendi kendinize bir melankoli yaratmayı başarıyorsunuz. Siz bu buğulu dünyadan adeta keyif alıyorsunuz ama bunu gerçekten bilinçli yapıyorsunuz. Aslında insanlar tarafından aranılan, bir çok ortamda bulunması istenilen birisiniz, çünkü bir çok insan sizin içinizdeki ‘iyi’ ve ‘temiz’ kişiliği görüp sizinle olmaktan dolayı kendilerini huzurlu hissediyor ama siz yine de bir şekilde sosyal ortamlara girerken kendinize dünyayı dar edecek kadar sıkıntı yaşatıyorsunuz. Yakın arkadaş çevrenizle ne kadar rahatsanız yeni kişilerle bir o kadar huzursuzsunuz. Bu tür kalabalık ortamlarda içinizden bir ses “kaç git uzaklaş burdan evinde yalnız ve huzurlu otur, burada ne işin var” diyor. Ama siz bu iç sese kulak vermeyin.
Siz oluşumu incelersiniz. Bir şeyin neden var olduğunu bilmeye ihtiyaç duyarsınız. Bulduğunuz sonuçlar sizin büyük resmi görmenizi sağlar. Neye ihtiyaç olduğunu bulma kabiliyetiniz sizin olayları iyileştirmenizi sağlar. Geleceğe yoğunlaşarak, fikirler ve olaylar sanki olmuş bitmiş gibi düşünebilirsiniz. Siz gelecekteki dünyada yaşarsınız. Bu kafanızda ki bir resimdir. Siz insanların motivasyonunu ve sebep-sonuç ilişkilerini anlayabildiğiniz zaman performansınızın en üstünü yaşarsınız.. Sürekli hareket planı hazırlamak için kafanızın içinde olayları kategorize ediyorsunuz. Bu planlar olmadan organize olmak sizin için çok zordur. Zaman zaman gündüz hayal kurarak geçiren bir insan haline gelebilirsiniz. Siz yol açan öncüsünüz. Yeni fikirleri ve yapıları geliştirmeye karar verdiğiniz zaman büyük keyif alırsınız. Fikirleri kafanızın içinde gerçeğe dönüştürmek ihtirasınızın artmasını sağlar. İnancınız güçlü olduğu zaman, gerçeklere bakmadan olayları üstlenebilirsiniz. Kendiniz ve başkaları hakkında geliştireceğiniz yanlış ön yargılar sizi ortamın dışına sürükleyebilir. Sürekli yeni bir şeyler yapma ihtiyacınız sizin hazırda yapmış olduklarınızı takdir etmenize engel olabilir. Kafanızın içinde çok fazla resim olması yaşamınızı zorlaştırabilir. Diğer insanlar ve olaylar size yetişemeyebilir. Farkında olmadan çevrenizden ve kendinizden imkansızı istemeye başlayabilirsiniz. Eğer maviyi mordan daha fazla seviyorsanız, kendi hayallerinizi ilişkilerinizden daha ön planda tutuyorsunuz demektir. Eğer moru maviden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizde nasıl güçlü olabileceğinize daha çok ilgi duyuyorsunuz demektir.
İstanbul’un en karanlık dünyasının kahramanlarındandır. Çok asi, hırslı, korkusuz, bir adamdır. Devran çok zor bir çocukluk geçirmiş, o zamanların izleriyle gözünü tamamen karatmıştır. Hayattaki en büyük tutkusu ve saplantısı Karaca’dır. Ve Karaca’yı elde etmek için yapamayacağı, göze alamayacağı hiç birşey yoktur.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.