Maço erkekler her an her yerde karşımıza çıkabilir. Hatta o çok kibar olarak bildiğin erkek arkadaşın bile bir anda maçolaşabilir. Ne de olsa her erkeğin içinde biraz maçoluk var! Uzak durman gereken profilse her hareketiyle maçoluğunu ortaya koyan erkekler... Bu erkekler genellikle erkek arkadaşlarıyla takılır, fazlasıyla dayılanır, futbol maçlarını kaçırmazlar. Küfür etmek kişilikleriyle özdeşleşmiştir. Kibar olmak onların asla başaramayacakları bir özelliktir. Fotoğraftaki gibi klasik giyinir, en demode gözlüğü takarlar.
Aslında Genç Fenerbahçeliler’in mazisi yıllar öncesine dayanmaktadır. 80’li yılların başından itibaren günümüze kadar devam etmektedir. 2001-02 sezonu itibariyle Genç Fenerbahçeliler adı altında dernekleşen grubumuzun amacı Fenerbahçe’ye her branşta kayıtsız ve şartsız olarak destek vermektir. Niçin Kuruldu ? 90’lı yılların sonuna doğru kamuoyunda "Tribün Terörü" adı altında oluşturulan gündem süreci içerisinde yazılı ve görsel basında tribünlere yönelik yapılan acımasız eleştiriler özellikle Fenerbahçe tribünlerini aşırı derecede rahatsız etmiştir. Toplumda maçlara giden insanlara holigan sıfatı yakıştırılmaya başlanmıştı. Bizlerde bu imajı yıkmak için “Genç Fenerbahçeliler” adı altında bir dernek kurmaya karar verdik. Kimler Kurdu ? Grup tribünlerimize geçmişten bugüne kadar emek veren insanların önderliğinde, Üniversite ve Liselerde okuyan gençlerinde katılımıyla kurulmuştur. Her geçen gün gittikçe artan üye sayısı ile birlikte Genç Fenerbahçeliler sadece Türkiye’de değil Avrupa ve Dünya’nın bir çok ülkesinde faaliyet göstermeye başlamıştır.
İşte sen tam herkesin evlenme hayali kurduğu birisin aferin sen gibi adamlar sayesinde ülkemizin nüfusu artıyo :))) Yalnız senin tutumlu dengeli yaşamının değerini insanlar gençlik yıllarında anlayamazlar eğer insanlar seni anlayamayacak yaştaysa hiiç üzülme geleceğin parlak gözüküo en azından mutlu bi yuva sana gülümsüyor :))
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.