Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.
Bürokratik, hantal ve baskıcı olmak yerine, güçlü, fakat aynı zamanda müşfik ve insanî; -Hukukun üstünlüğünü ve adaleti her alanda hâkim kılmak için yapılanmış demokratik; -Varlık gayesini millete hizmet esasından alan, verimli ve etkin işleyen; -Her şeye müdahale eden bir devlet değil, gerektiği kadar müdahale eden, koordinasyon sağlayıp, yönlendirebilen ve etkin denetim yapan; -İstikrarı ve gelirin dengeli dağılımını sağlayarak, sosyal dengeleri gözeten rasyonel ve sorumlu; -Müreffeh bir hayat sürdürmek kadar, geleceğe güvenle bakabilmenin de önemli olduğu gerçeğinden hareketle, bütün vatandaşlarını sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alan; -Yardıma muhtaç yaşlısını, kimsesizini, yoksulunu, özürlüsünü gözetip kollayan; -Vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin kaliteli hizmet sunmayı amaç edinen; -Vatandaşlarının hayat kalitesini yükseltmek amacıyla çevreyi koruyan ve iyileştiren bir devletin teşekkül ettirilmesidir.
“Ben diktatör olsaydım sen bana bunu soramazdın. Bir takım inkılap zaruretiyle bir takım yenilikleri kabul ettirmeye çalışan adam diktatör değildir! Diktatör, hoşgörüsü olmayan adamdır. Karşısında her fikir söylenemeyen adamdır. Diktatör, kendi düşüncelerine aykırı fikir söyleyenlere kin güden adamdır. Bunun haricinde diktatörlük, tehlike, inkılap, fevkalade zamanlarda lâzım bir demokrasi müessesesidir. Demokrasi tarihinde böyle muvakkat böyle muvakkat diktatörlüklere rastlanır. Benim, on beş senedir, bazı fikirleri bu memleket hayrına kabul ettirmek için sarf ettiğim gayretlerde hiç bir şahsi endişe yoktur. Benim, belki demokrasinin anladığı manada diktatörlüğe benzer hareketlerim görülmüştür. Fakat, Tiran asla olmadım.” Yani ulu önder Atatürkü diktatör olarak düşünenler olabilir fakat o milletinin iyiliğinden başka birşey düşünmeyen bir insandı.Bir diktatör değildi. Sonuç=Sen bir diktatör değilsin ama bir nebze de olsa Atatürk gibi düşündüğün için büyük gurur duyabilirsin.
Senin ruh ikizin en büyük Türk büyüğü olan Mustafa Kemal Atatürk çıktı, başkası beklenemezdi zaten! Öncelikle sana zor zamanların insanı demek doğru olur. En olmadık zamanda, en zor, hatta imkansız işleri başarmak gibi bir özelliğin var. Ayrıca bir yandan doğulusun; yani derin, sezgisel, duygusal. Bir yandan da batılısın; yani ileri görüşlü, ilerlemeci, mantıklı. Kafansa göz kamaştırıcı güneş gibi aydınlık. Gözlerinin maviliği ise, özgürlüğü simgeler: "Hangi çılgın sana zincir vuracakmış şaşarım
Efendi insanları seversiniz siz. Müstakbel eşinizden de düzgün bir yaşam, pratik bir zekâ ve olgun davranışlar bekliyorsunuz. Ne yaparsa yapsın, başarıya ulaşacaklardan müstakbel eşiniz. Sağlam bir kariyer sahibi, kendi ayakları üzerinde duran, sakin ve yetenekli biri. Ayrıca bilgili olduğu kadar da mantıklı da… Böyle birinden maddi ve manevi çok destek görürsünüz. Saygılı ve oturaklı yapısı ile insanlar arasında da dikkat çeken biri olur. Onu, yanınızda gururla taşıyabilirsiniz. Mutluluklar dileriz…