Avrupaya korku salan dünyayı titreten büyük Türk kahramanı.Büyük Türk-Hun Imparatorudur.Tuna kiyilarindan Çin Seddine kadar uzayan imparatorlugun tek hakimi oldu. 750 bin kisilik ordusuyla Galya sehirlerini alt üst etti. Orleansi kusatti. Kuzey Italyayi silindir gibi ezip geçti. Avrupayi titreten bir cihangir oldu. 453 yilinda öldü.
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Siz esrarlı,romantik ve hayal dünyası oldukça zengin birisiniz. Sizi diğer insanlar anlamakta zorluk çekecektir. Sizin görünüşte iki farklı yarınız vardır. Biri sevgiye bağlı kıskançlık ve kaygılı olmak,diğeri de mantık savaşı veren bir sağduyu çabası. Bir öyle bir böyle olmayı başaran ilginç birisiniz. Eğer sahip olduğunuz yaratıcı gücünüzü kullanırsanız çok şey kazanabilirsiniz. Çünkü sizin elinizden her iş gelebilir. Sizdeki acıma,şefkat,merhamet ve yardım etme duyguları çok gelişmiştir. Aslında muhtaç durumda olanlara yardım etme duygusu sizdeki en gelişmiş yandır. Eğer haritanızda sizi zorlayan zarar görmüş işaretler varsa karamsar,gerçeklerden kaçan ve keyif verici maddelere bağımlı birisi olmaya adaysınız. Yersiz korkular yüzünden hayatı kendinize zindan edebilirsiniz.
Suçu karşınızdakine atmakta üstünüze yok ama bunu da her zaman beceremiyorsunuz. Bazen çekici bir kadın/Erkek olmayı isteyen ama su ve sabundan ibaret bir kadınsınız/erkeksiniz, bazen de saf kadın/Erkek rolünü benimsiyorsunuz. Sizi çekici kılan yanınız da bu olsa gerek. Çocuksu ve her şeye inanan yapınız sizi her zaman mutlu insanlar sınıfına sokmakta en büyük yardımcınız.
Bekarlık sizin için bir yaşam tarzı. Hatta yalnız yaşamak, sizin için giderek daha da güzel oluyor. Sabahları uyandığınızda yanı başınızda birinin olmaması, sizin için üzerinde fazla düşünülecek ve üzülecek bir durum değil. Her akşam eve döndüğünüzde, zaten arkadaşlarınızla görüşüyorsunuz.Görüşmediğiniz zamanlarda ise kendinizi asla yalnız ya da terk edilmiş hissetmiyorsunuz. Kendinize güveniniz tam. Yalnızlığı sorun edip melankoliye kapılmak yerine, hayatınız için planladığnızı projeler üzerinde kafa patlatmayı tercih ediyorsunuz. İkili ilişkilerde alışkanlıkların oluşması sizi en çok korkutan noktaların başında geliyor. Bu nedenle, ilişkilerinizde zor olan taraf genellikle siz oluyorsunuz. Ama dikkat edin !cesaretinizi kaybettiğiniz durumlarda aşkta kaybetmenize neden olabilir
Kibirli, bencil ve aşırı baskın birisi olarak görülüyorsun. İnsanlar size hayranlık duyup sizin gibi olmak isteyebilirler ama size her zaman güvenmezler ve sizinle çok yakın ilişkide olmaktan kaçınırlar. Ama bu size bir karizma katıyor. Biraz daha alçakgönüllü olmayı deneyebilirsiniz:)
Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…
Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Din, dil, ırk gibi farklılıklar yüzünden mutlu sona ermeyen aşkları bu kategoriye dahil ettik. İsfahan padişahının oğlu Kerem kendini bir keşişin kızı olan Aslı'ya kavuşmak için yollara vurur. Nihayet evlenseler de kavuşamazlar. Çünkü Kerem, evlenmelerine rıza göstermeyen keşişin Aslı’ya giydirdiği elbisenin düğmelerini bir türlü çözemez. Öyle bir ah eder ki, yanarak kül olur. Aslı ise Kerem’in küllerinin arasında sönmekte olan kıvılcımla saçlarını tutuşturur ve sevgilisi gibi yanarak ölür. Biz de buradan sevenleri ayırmak için inanç meselelerini bahane etmemek gerektiğini öğreniriz.
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Hayatınızdan kesinlikle çok memnunsunuz, her günün size yeni birşeyler getirebileceğine inanıyorsunuz. Küçük şeylerden mutlu olmayı başarabiliyorsunuz ve istediklerinizi saplantı haline getir mek yerine sahip olduklarınıza şükür ediyorsunuz. Herşey her zaman istediğiniz gibi gitmesede bunu çok büyütmüyorsunuz ve geleceğe umutla bakmayı başarabiliyorsunuz.
Kişiyi duyguların tutsaklığından kurtararak görüşünü netleştirir. Aşırıya kaçan duygusallıkları dengeler. Zihinsel odaklanmayı gerektiren çalışmalarda yardımcı olur. İçiniz korku ve endişeyle dolduğunda huzur ve güven verir. Kişinin kendini zayıf ve güçsüz hissettiği anlarda yeşimi kalbinin üzerine koyması içini rahatlatır. Elde tutulduğunda ısınarak rahatlatıcı bir his verir. Genelde yeşil olarak bulunur. Sarı, beyaz, kahverengi, siyah, kırmızı ya da beyaz lekeli yeşil renklerde de olabilir. Kendisini taşıyan kişilere akıl, cesaret ve adalet duyguları verir. Kazanılan başarının sonucunda insanın içinde doğabilecek olan kibir duygusunu engeller.
Efendi insanları seversiniz siz. Müstakbel eşinizden de düzgün bir yaşam, pratik bir zekâ ve olgun davranışlar bekliyorsunuz. Ne yaparsa yapsın, başarıya ulaşacaklardan müstakbel eşiniz. Sağlam bir kariyer sahibi, kendi ayakları üzerinde duran, sakin ve yetenekli biri. Ayrıca bilgili olduğu kadar da mantıklı da… Böyle birinden maddi ve manevi çok destek görürsünüz. Saygılı ve oturaklı yapısı ile insanlar arasında da dikkat çeken biri olur. Onu, yanınızda gururla taşıyabilirsiniz. Mutluluklar dileriz…
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Olaylar ve durumlar karşısında kolay paniğe kapılan, ters giden bir durumda derhal fiziksel belirtiler gösteren, yüksek ölçüde panik birisiniz. Yaşamınızı sürdürürken kimi zaman soğukkanlı olmanız gerekmekte. Bu sebeple rahatsız edecek kadar panik bir kişiliğiniz varsa uzman yardımı almanızı öneriyorum.
'Sizin için en doğru seçenek olmasa bile iyi bir aşık olacağı kesin! Zaman ilerledikçe birbirinizi yakından tanımanız ve yaşadıklarınızdan edindiğiniz tecrübeler bu ilişkinin geleceğini tayin edecektir. Aşk yaşamaktan evliliği kastetmediğimizi düşünecek olursanız, bu durumda bu kişi ile aşk yaşamamanız için bir sebep görmüyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki her zaman daha iyi bir seçenek için arayışınız sürecektir... Olsun olsun o da iyidir... :)'
Genellikle çevrenizdeki insanların, arkadaşlarınızın, ailenizin ve önemli müşterilerinizin duygusal durumlarına karşı hassassınız. Kendi davranışlarınızın başkalarının üzerindeki etkilerinin çok iyi farkındasınız. Yine de, başkalarına ve onların ihtiyaçlarına duyarlı olsanız da kendilerinizinkini de hatırlamalısınız! Bunları dürüstçe dile getirmekten korkmayın. Dünya zaten kendini feda etmiş insanlarla dolu – bir taneye daha ihtiyacı yok! Ayrıca işteki hırsınızı ya da diğer ana rollerinizi de düşünmelisiniz. Elbette ki deadline'larınız aksamamalı, çocuklar zamanında okula bırakılmalı, projeleriniz sonuçlandırılmalı ancak, bir yerde durmalı ve size bunların dışında nelerin haz verdiğini, nelerin sizin için anlamlı olduğunu hatırlamalısınız. Bunu düzenli bir şekilde yapmayı başaramazsanız düşmanca ve alaycı bir bakış açısına bürünme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Amacınızı yitirirsiniz. Bu da verimliliğinizde, rahat ve mutlu hissetmenizdeki kabiliyetinizde düşüşe yol açacaktır. Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Hayatınıza en büyük anlam katan üç şey nedir? Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor? Bu alanlara açıklık kazandırma üzerine çalışırsanız, potansiyelinizi azamileştirme yönünde ilerleyebilir ve hayatınızda daha büyük bir verimlilik, mutluluk ve tatmine ulaşabilirsiniz.
Doksanlı yıllarin başlarında müzik yaşantilarına başlayan grup elemanlarından Kaan Tangöze (Vokal) ögrenim görmek amacı ile gittiği Seattle'da müzik yaşamına devam etti ve oradayken Türkiye'de çıkarmak istediği albüm için parçalarını hazırladı. Türkiye'de bulunan grubu Mad Madame ile Saettle ve Los Angeles'da yayınlanan toplama albümlerde yer aldi. Türkiye'ye döndüğünde Blue Blues Band ile beraber çalışan Batuhan Mutlugil'i (Gitar) ve Ari Barokas (Bas Gitar) ile beraber çaldıklari Mad Madame grubuna dahil ederek DUMAN isminde şimdiki gruplarini kurdular. Böylece DUMAN "Eski Köprünün Altında" isimli albümleri ile büyük bir dinleyici kitlesinede ulaşmayı başardı. Çoğunlukla davulcu sorunu yaşayan grup bir çok isimle beraber çalıştı ama çoğunlukla albüm ve konserlerinde Türkiye'nin en basarili isimlerinden Alen Konakoğlu (Davul) eşlik etti. Özellikle "Belki Alışman Lazım" isimli albümden sonra stüdyo ve konser çalışmaların Alen Konakoğlu DUMAN grubunun 4. ismi oldu. DUMAN hayranlari büyük bir sabırsızlıkla beklediği, ve grubun tam bir titizlikle hazırladıkları "Belki Alışman Lazım" isimli albüm, "Eski Köprünün Altında" isimli ilk albüme göre biraz daha melankolik bir albüm. İlk albümde bulunan daha eğlenceli parçalar yerini tamamen daha hüzünlü ifadeler ve Kaan'ın sesiyle bütünleşti. Aşk, umutsuzluk ve hüzün temasi disinda "Masal" isimli parçada Adnan Menderes ve Deniz Gezmiş'in asılmalarına eleştirili bir yaklaşimda bulunmuş. Sezen Aksu'nun daha önce seslendirdiği "Her Seyi Yak" isimli parça ise Kaan'ın yorumu ile birkez daha alışılmış bir DUMAN tadı verdi ve çıkış parçası oldu. Umarız bir sonraki albümlerini daha kısa zaman içerisinde çıkararak hayranlarını yeni bir albümle sevindirebilirler.