Siz partileri bir tür gözlem yeri olarak kullanıyorsunuz. Kenarda durup etraftakilere anlamlı ifadelerle bakan tipler vardır ya... Durduğunuz yer onlarınkine pek yakın. Herkes sizin ne kadar sıkıldığınızı düşünedursun, siz hem en güzelleri/yakışıklıları yakın takibe alıyor hem de olmadık hayat dersleri çıkartıyorsunuz... Bir sonraki partiye nasıl olup da önceki partinin en güzelini/en yakışıklısını kolunuza takıp gittiğinizi görenler şaşırıyorlar haliyle. Siz de sahnede olmaktansa, oyunu locadan seyretmenin tadını çıkarıyorsunuz... Bozmayın keyfinizi, zaten halinizden pek memnun görünüyorsunuz...
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.