Kendine güven konusunda sorun yok. İnsanlar önderlik ve ilham için size güveniyorlar. Muhtemelen, yine de, bazı kesim sizin kendini beğenmiş ve ezici olduğunu düşünüyor. Doğru söylemek gerekirse egonuz epey fazla. Siz de şahsi olarak sizi öldürmeyen şeyin sizi güçlendireceğini düşünüyorsunuz. Ancak Goethe’nin ifadeleriyle “İstenilen herşeyi yapmak için insan kendini olduğundan daha iyi görmelidir"
Yükselen Enerjiyi ve Dışa Dönüklüğü Temsil Eden Ateş, Aynı Zamanda İçimizi Isıtırken Egolarımızın Güçlenmesine, Hatta Aevlenmesine Sebep Olur. Ateş, sıcak ve enerjiktir. Dokununca yakıcıdır, ama yaklaştıkça ısıtır. Deli doludur, yanmaya başladığında olanca özgürlüğü ile her yana savrulur. Çok kısa zamanda etrafa yayılır ve etrafına hakim olur. İşte bu özellikler, Ateş burçlarında doğan kişilere özgü karakteristik özelliklerdir. Onlar sıcakkanlı, delidolu, ama kızdıklarında etrafını yakıp kavuran ve birdenbire sönen ateş gibi, durulan bir yapı sergileyebilirler. Ateş burcundaki kişiler, özgüveni yüksek, otoriter, coşkulu, enerji dolu, yaratıcı, iddialı, cesaretli, hayata oldukça bağlı, yaşamaktan zevk alan, neşeli ve hareketli bir mizaca sahiptirler. Yaratıcılıkları gelişmiştir. Hayatı dolu dolu yaşarlar. Sözünü hiç esirgemeyen Ateş grubu insanları yan yana geldikleri zaman hareketliliklerinden ve baskın yapılarından dolayı bazen fazla enerjik, rahatsız edici bir ortam oluşmasına neden olabilirler. Ateş grubunda doğanlar, duygusal açıdan aynı frekanstadırlar. Aşk, onlar için muhteşem bir olaydır.
Ponpon kuyrugunu işine geldiğinde sallayarak yürümesi ve rakiplerini erkek olsalar da dudaktan götürmesi (dikkatimi çekti de neredeyse tüm Warner Bros karakterleri erkek) hakkındaki eşcinsel iddialarini pekiştirmektedir. Kırıldığında kulaklarını indirir, o durumlarda süper sevimlidir ipnetor.
Samimiyetiniz övgüye deger! Teknik anlamda bir dahi ya da çok yüksek IQ'ya sahip olsanız da EQ'nuz düşük tarafta yer almaktadır. Bu konuda yapmanız gerekenler var gibi gözüküyor. Bu aralıkta bir puan aldıysanız eğer, kendinizi insanlara öfkelenirken, sıkıntılı ya da hayatta nerede olduğunuza dair bakış açınızı kaybetmiş bulabilirsiniz. Hayata ve zorluklarına hırs ve azim yerine korku ve güvensizlikle mi karşılık veriyorsunuz? Ümidinizi yitirmeyin! Duygusal zeka doğuştan belirlenmez, öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Eğer hayatın %10'u bize ne olduğu ile ilgili ve %90'ı bunlara nasıl karşılık verdiğimiz ile ilgili ise, bu hayatımızı istediğimiz gibi oluşturma gücünün bizde olduğu anlamına gelecektir! Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor?