Sen aşkı, insan ruhunu canlandıran duygular sıralamasında en üst sıraya koyuyorsun. Aşık olduğunda ışık, heyecan ve canlılık saçıyorsun! Ancak "o"ndan kesinlikle beklediğin bi' şey var: Bütün dikkatini sana vermeli ve sana son derece hayran olmalı! Aşırı kalp çarpıntılarının yerine biraz gülümsemeyi koymayı denemey ne dersin ? Ayran budalası gibi her daim peşinde olamaz ya :)
Bildiğiniz tüm yolları denemişsiniz ve yine başarısız olmuşsunuz. Artık biraz kendinizi nadasa bırakma zamanı gelmiş. Biraz dinlenin göreceksiniz o zaman herşey çok daha iyi olacak. Aklınız her zaman yeni fikirler ile dolu. Ama artık bu sizi yormaya başladı. Çevrenizdekilerle bir kişi hariç bir güven sorunu yaşıyorsunuz. Takım oyununa katılmanızın vakti geldi. İnsanlara biraz müsadece etmelisiniz. O ördüğünüz özel duvarı yıkmasanızda insanlara içeri girmeleri konusunda biraz yardımcı olmalısınız. Yoksa yanlız kalabilirsiniz. Büyük bir harcama yapacaksınız. Dikkat edin.
Hikâyeniz, Leyla ile Mecnun'un aşkını andırıyor. Mecnun ya da çöllere düşmeden önceki adıyla Kays, fırsat varken Leyla'yı atının terkisine atıp kaçırabilirdi. Leyla da kendini onun kollarına bırakır, birlikte uzun ve mutlu bir hayat yaşayabilirlerdi. Ama olmadı. Önce birbirlerine ve bütün dünyaya aşklarının büyüklüğünü kanıtlamak istediler. Kanıtladılar ama kavuşma fırsatını da teptiler. Leyla bir bey konağında, Mecnun'sa çöllerde kendilerini aşk acısıyla kavrulmaya mahkûm ettiler. Biz de öğrendik ki korku, endişe ve güvensizlik yenilgiye uğratılmadan, aşk işleri mutlu sona ermiyor.
Hesapli,idareli,iktisatli,tutumlu bir arkadassiniz.Yada kivirmadan soyleyelim.Resmen Paragoz bir arkadassiniz. Dis gorunuse cok onem veriyorsunuz.Arkadaslarinizi buna gore seciyorsunuz.Hesap odenirken masada bulunmuyorsunuz.Kendi dogumgununuzu dunya aleme duyuruyor,baskalarinin dogumgununu ise nedense unutuyorsunuz.Uzuyorsunuz.Yoruyorsunuz.Hic utanmiyorsunuz!
Sana şimdiye kadar nasıl dayandı anlayamıyorum...Onu çok sıkıyorsun.Fazla soru sorum yavşaklık ediyosun...Kendini sevdiriyorum sanıyorsun ama yavaş yavaş ondan soğutuyorsun.Etrafındakileri biraz unutmuş durumdasın.Onlara dikkat et çünkü ileride onlara ihtiyacın olucak...
Terazi’ler dengeye önem verirler. Bir konu hakkında olayları ölçmeden, tartmadan, denge kurmadan karar vermezler. İlişkilerinde de dengeye önem verdiklerinden güçlü adalet duygularına sahiptirler. Haksızlığa tahammül edemezler ve herkese adil davranırlar. Kolay sinirlenmezler, genelde naziktirler fakat ısrar ve zorlanmaktan hoşlanmazlar. Bu gibi durumlarla karşılaştıklarında sabır ve nezaketlerini yitirebilirler. İyi bir konuşmacıdırlar, sakin ve yumuşak sözlerle dinleyenleri etkileyebilirler. Aşırı meraklı olduklarından başkalarının hayatlarına girmekten çekinmezler. Hayatlarındaki her şeyin güzel olmasını isterler ve arkadaşlarının sahip olduğu güzel şeyleri kıskanıp onlara ulaşmak için türlü yollara başvurabilirler. Yalnız kalmaktan hoşlanmazlar, dostluğa önem verirler. Onlar için denge ve uyum arkadaş seçiminde de önemlidir. Son derece bonkördürler, arkadaşları için paralarını gözlerini kırpmadan harcayabilirler. Yeni şeyler öğrenmekten hoşlandıkları için çabuk öğrenirler ve bu sayede de işlerinde başarılı olurlar. Terazi’ler; cazibeli ve estetiklerdir. Girdikleri ortamlarda hemen fark edilirler. Çekici ve büyüleyicidirler. Kendileri has tarzları vardır. Bu yüzden modayı takip etmek yerine kendilerine yakışanı tercih ederler. Terazi’lerin fiziksel yapıları çok güçlü olmasına karşın, güçlü değillerdir ve hastalıklara karşı dirençsizdirler.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Sizin beklediginiz ask,aslinda size cok yakın yerde sizi bekliyor sizden habersiz.Arkadaslariniz arasinda ama siz gozlerinizi acip bakmiyorsunuz bile mutlulugu uzaklarda arayarak vakit harciyorsunuz.Biran once durumun farkina varmalisiniz.Yoksa is isten gecmis olacak bizden size tavsiye....