Timur, yedi senede İran’ı hâkimiyeti altına aldı. Azerbaycan, Irak-ı Acem ve Irak-ı Arab’ı ele geçirdi. Yine 1371 ve 1379 yıllarında yaptığı seferlerle Harezm’i kendine bağladı. Timur, 1389’a kadar beş sefer yaparak Uygurları itaat altına aldı. Mülteci Altınordu Prensi Toktamış’a yardım edip, destekleyerek Altınordu hükümdarı yaptı. Toktamış Han, Emir Timur'a ihânet edince, 1390 ve 1391’de onu iki kere mağlup etti. İtil Irmağı doğusuna hâkim oldu. Daha sonra Hindistan üzerine de sefer açıp, 1399’da Kuzey Hindistan’ı zaptetti. Yaptığı bütün savaşları kazanan Emir Timur, 1400'de Ermenistan ve Gürcistanı,1401-1402’de Suriye’yi aldı. Halep ve Şam'ı da aldıktan sonra Memlüklüleri bozguna uğrattı ve 1401 Haziranında Bağdat'ı ele geçirdi. Daha sonra Yıldırım Bayezid ile yaptığı 1402 Ankara Savaşı sonunda bazı Osmanlı topraklarını hâkimiyeti altına aldı ve Osmanlıda 12 yıl sürecek Fetret Devri'nin başlamasına neden oldu. Böylece Çin’e ve Delhi’ye kadar bütün Asya’yı, Irak, Suriye ve İzmir’e kadar Anadolu’yu aldı.
Sizin öfke tahtanız yanmış. Keskin sirke küpüne zarar deyip onu üşüyen ellerinizi ısıtmak için bir kereliğe mahsus kullanmışsınız. Sonra da bir daha asla ihtiyaç duymamışsınız. Geçmişinizi şöyle bir karıştırın, büyük bir öfke nöbeti geçirmiş olmalısınız. Çünkü o acı ama enerji veren tattan vazgeçmek her babayiğidin harcı değil. Fakat siz onun sahibine ne kadar zarar veren bir tahta olduğunu fark etmiş ve söküp atmışsınız yerinden. Sahip olduğunuz dinginlik başkaları açısından arada bir sinir bozucu bile olabiliyor. Öfkeden boşalan yere doğru gelişen ironi ağacınız zekânızla birleşip size özgün bir kişilik kazandırıyor. Aslında her şeyi eleştiriyor, ama hiçbir şeyin sizi kızdırmasına izin vermiyorsunuz. Kabulleniyor değilsiniz dünyayı olduğu gibi. Dolayısıyla, bir “Hint fakiri” olduğunuzu iddia edemeyiz. Ama öfkenin hiçbir şeyi tamir etmeyeceğini de biliyorsunuz… Ermiş sayılmazsınız ama ermemiş de değilsiniz…
AyakkabıLarn converse veya marka bi ayakkabı. kot pant0Lonu tercih edersn. saçLarın taramadan veya dikmeden bi yere gitmezsin . biraz havalısın . üsütne düz veya tek renk şeyLer giymek hoşuna gider. evden bir adm biLe atsan kıyafetin yanından oLr. snn gibi cooL olmak kolay değildr.Ayh,Öfh,daral geldi,oldoo gibi cümleleri çok sık kullanırsn.Dünya senin etrafında dönüyormuş gibi davranıyorsn. kimseyi takmassn.
Sizin ruhunuzda sanatçılık var. Bir manzara seyretmektense bazen size gerçeküstü bir manzara resmine bakmak daha fazla keyif verir çünkü sanat çoğu zaman gerçekten daha kusursuzdur. Genellikle hayalinizde bir karakter yaratırsınız ve önce ona aşık olursunuz sonra da gerçek hayattan biriyle karşılaştığınızda hayalinizdekine ne kadar benzeyip benzemediğine bakarasınız. Bu yüzden çoğu kez olduğundan başka gözüken kişiler size çekici gelir çünkü bu türdeki kişiler sizin hayalinizdeki kişiyi azçok algılarlar ve kendilerini ona benzer bir karakter olarak gösterirler. "Tanıdığımı sanmıştım" lafı sizin genelde ilişkilerinizin bitiminde kullandığınız bir sözdür. Sizin gibi sanatçı ruhlu ve sevmeye açık birinin kalbini kazanmak her ne kadar kolay olsa da bunu sürekli kılabilecek kişi hayalinizdeki mükkemel sevgiliyi unutturup size gerçekliğin güzelliğini gösterebilecek kişidir. Bu kişiyi tanıdığınızda onu hatalarıyla sevmeyi öğreneceksiniz.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Bu burçta dogan kisiler degiskendir. Ikizler burcundan bir insan giysilerini, isini, ask hayatini ve evini düsünceleri kadar çabuk degistirebilir ki bu konuda oldukça hizlidir. Genellikle Ikizler'i bir yere veya bir fikre bagli tutmaya çalismak yanlis bir davranistir. Onlarla zeka yarisina kalkismak her zaman için yanlis bir istir, çünkü onlar konunun içini disini büyük bir rahatlikla konusabilirler. Keskin bir hiciv yetenekleri vardir. Çok ikna edicidirler. Elinden gelen herseyi yapar ve çekiciligiyle sizi koza sarar gibi sarar. Öyle hizli konusur ve öyle bastan çikarici bir tebessümle güler ki, bir süre sonra her istegine razi olursunuz.Is adamligina gelince, tüm Merkür insanlari bu alanda kesinlikle olaganüstüdür. Koçlar bile Ikizler'le asik atamaz. O'nun gözleri keskin ve yetenekleri çesitlidir. Parlak bir espri yetenegi, zerafeti, diplomasisi ve el hüneri vardir, ancak gene de sebat ve sabirdan yoksundur.
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)