Büyücü Gargamel, Şirinlerin baş düşmanıdır. Şeytani bir büyücü olmakla birlikte büyü yetenekleri çok kısıtlıdır, daha çok bir simyacıdır. Gargamel genellikle Şirinlerden çorba yapıp karnını doyurmak ya da Şirinleri büyüyle altına dönüştürmek için uğraşır. Siyah, eski ve yamalı bir cüppe giyer. Dişleri dökülmüştür. Çatısı samanlardan oluşan bakımsız bir kulübede, pirelerin ısırdığı kedisi Azman'la birlikte yaşar.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Kişiyi duyguların tutsaklığından kurtararak görüşünü netleştirir. Aşırıya kaçan duygusallıkları dengeler. Zihinsel odaklanmayı gerektiren çalışmalarda yardımcı olur. İçiniz korku ve endişeyle dolduğunda huzur ve güven verir. Kişinin kendini zayıf ve güçsüz hissettiği anlarda yeşimi kalbinin üzerine koyması içini rahatlatır. Elde tutulduğunda ısınarak rahatlatıcı bir his verir. Genelde yeşil olarak bulunur. Sarı, beyaz, kahverengi, siyah, kırmızı ya da beyaz lekeli yeşil renklerde de olabilir. Kendisini taşıyan kişilere akıl, cesaret ve adalet duyguları verir. Kazanılan başarının sonucunda insanın içinde doğabilecek olan kibir duygusunu engeller.
Sen Cloud Strife'sın. Cloud Final Fantasy 7 'nin baş karakteridir.Silah olarak motorsikletinin içinde bulunan kılıçları kullanır. Tifa ile aynı kasabada yetişmiş olan cloud,13 yaşındayken hayalini gerçekleştirmek için shinra bünyesindeki askerlere katılmıştır.O zamanlar idolü sephiroth olsa da,bir görev esnasında Sephiroth'un onun kasabasını yakması, idolünden nefret etmesini sağlar.Daha sonrasında arkadaşı Zack ile beraber bir takım jenova projesi deneylerine tabi tutulurlar.Cloud bu deneylerden kafası allak bullak bir şekilde çıkar ve hafızası geçmişi hatırlayamaz hale gelir.Zack ile beraber kaçtıktan sonra, Shinra askerlerinin saldırısına uğrarlar.cCoud sağ çıkar,ama Zack o kadar şanslı değildir.Cloud,Zack'ın kocaman kılıcını kendisi alır.Yaşadıklarından sonra Midgar'a bir trenle dönerken,içlerinde Tifa'nın da bulunduğu, Barett Wallace tarafından yönetilen avalanche isimli,shinra karşıtı grupla karşılaşır ve oyuncular oyuna o andan itibaren dahil olurlar... advent children'da da rol alan cloud'un ff7'deki olaylardan sonra,geostigma adında gezegenin büyük kısmını etkisi altına almış bir tür hastalığa yakalandığı belirtilmekte. Ayrıca sevdiği kız olan Aeris'ide Sephiroth tarafından kaybetmiştir. Ve Aeris Cloud'un kollarında ölmüş , ve oda onu suların derinliklerine bırakmıştır
Siz tam anlamıyla bir “İstanbul”sunuz.Eğer İstanbul’da doğduysanız bu sizin için adeta bir şans demek, çünkü zaten başka bir şehirde mutlu olmazmışsınız gibi bir duruşunuz var. İstanbul hiç bir zaman öngörülemeyen karakterdedir, gizemli, cazibeli, büyüleyicidir, tıpkı sizin gibi. Hem geçmişinin izlerini taşır hem bugünü tüm realitesiyle yaşatır. Kim neyi görmek istiyorsa İstanbul’da onu görür. Tanımak, tanımlamak zaman alır.Tüm bunlar da size has özellikler değil mi? Siz nereye giderseniz gidin denizinin kokusuyla, sokaklarının sesiyle, mavi rengiyle İstanbul sizi geri çağırır ve siz bu çağrıyı kulak ardı edemezsiniz. Çünkü siz zaten "İstanbul"sunuz.
Komunist Lider..Küba'nın cesur yürekli özgürlük savaşçısı.. Kendinden çok başkalarını düşünüyorsun.Çevrendekiler ve sevdiklerinin mutluluğuna önem veriyorsun.Çok cesursun,kararlı,çalışkan ve azimlisin.En önemli özelliğin asi oluşun,sen düşünen sorgulayan ve her yerde her zaman hakkını arayan,tuttuğunu koparan birisin.Mücadelecisin azimlisin,asla pes etmezsin.Özgür ve tam bağımsız olmak senin hayat felsefen.Para,mal mülk gibi maddi şeylerin senin hayatnında hiç bir önemi yok.Girdiğin ortamlarda çabuk dikkat çekiyorsun ve zekanla insanları kendine hayran bırakıyorsun,sevilen,aranan ve özlenen birisin..Sen çok farklısın.İdeolojik görüşün Totaliter rejim(komunizm);ortak mülkiyete dayalı,eşitlik özgürlük ve kapalı ekonomi gibi terimleri ilke edinen devlet anlayışını benimsiyorsun.
Bilgi : "Korund , Elmas" ; "tek taş" pırlanta mübarek...!!! Yetenek : "Jeolojik Harita" ; her şart , her koşulda genç nesillere güven verici bir örneksin... Tecrübe : "Arkeen" ; Saygımız sonsuz , üstadımızsın , "Taş" gibisin, hatta kilometre taşımızsın...Sen bu dünyadan olamayacak kadar inanılmazsın ,evet sen bir "göktaşı" olmalısın...
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...
Herkesten gizlediğiniz sırlarınız var çevrenizdekiler sizi ketum birisi olarak biliyor arkadaşlarınız sizinle sırlarını paylaşıyor çünkü size güveniyor aksiyondan hoşlanıyorsunuz belkide bir ajansınız bunu kim bileilir sizden başka hayatta insanların bir kez aşık olacağına inanıyorsunuz ata sözlerini kullanmayı seviyorsunuz
Siz gönülsüz bir kölesiniz. Ama bunun suçlusu sizsiniz. Bunda iki faktör rol oynuyor: Birincisi, o kadar hayat tembelisiniz ki... Herhangi bir konuda itiraz etmeye bile mecaliniz yok. İkincisi ise daha da önemli: Hayır diyemiyorsunuz. Sonuçta hiç istemediğiniz şeyleri yaparken buluyorsunuz kendinizi.