Sizin hikâyeniz, aşkın insana özgü diğer bütün duygulardan daha güçlü bir duygu olduğuna bir örnek. Aşk, insanı zorluklara ve engellere karşı dirençli kılabilir. Tıpkı Romeo ve Juliet'in hikâyesinde olduğu gibi. Romeo ve Juliet, birbirine düşman iki ailenin çocuklarıdır. Aşklarını onaylamayan tüm kurallara karşı çıkarlar. Bu arada kendi sonlarını hazırladıklarından habersizdirler. Kader, onları nefretin kurbanı olarak seçer ve ölümleri iki aile arasındaki düşmanlığın sona ermesinin bedeli olur. Bu hikâye aşıklara engel olmaya kalkanların, eninde sonunda pişman olacaklarını anlatır.
Bella Cullen: Serinin şimdilik son kitabı olan"Breaking Dawn","Şafak Vakti"nde bir takım sebeplerden dolayı Edward tarafından vampire dönüştürülen Bella, zihnine girilmesini engelleme, kendinin ve çevresinin etrafını bir zırh gibi sararak diğer güçlerden etkilenmesini önleme gücüne sahip.
Levent ...Zeki , yakisikli , cok yetenekli ve dogal olarak cok basarili bir beyin cerrahi.Yeri geldiginde , yumusak , romantik bir prens.Bazen de yaramaz , muzip bir cocuk. Elanin buyuk aski. Hepimizin icini isitacak kadar naif bir sevgi bu. Engellere , acilara ve hayal kirikliklarina ragmen.
Başkalarını düşünen birisiniz fakat davranışlarınız başkalarına acı çektirmeye yönelebilir Suçu bir silah olarak kullanırsınız Değişikliğe adapte olabilirsiniz Başkalarının etkisinde incinebilirsiniz Yararlı olabilecek yollar bulmak hoşunuza gider Utangaçsınız İdealistsiniz İletişimden hoşlanırsınız Satış kaabiliyetiniz vardır Pratiksiniz Etkili bir arabulucusunuz
BAŞAK (24 Ağustos-23 Eylül) Hemen hemen her şeye kolayca uyum sağlar. Çünkü başka türlü ortam yapamaz, çevre genişletemez. Sırf çevresindekiler eksilmesin diye kendi fikirlerini savunmaktan korkar. Zaten kim karşısında her söylediğine he diyen bir tip istemez ki. Bunun en sinir bozucu huyu, insanlarla konuşurken onların, rahatsız edecek kadar gözlerinin içine dik dik bakmasıdır. Genelde efendi takılır. Ama içten içe her türlü çılgınlığı yapmaya meyillidir. Şıpsevdidir, sessizdir, kuruntuludur ve genelde dalgındır. Sizinle konuşurken çoğunlukla kafasından başka şeyler geçer. Yaptığı iyilikleri en ufacık bir hatanızda her an başınıza kakabilir. Fazla alaturkadır. Ayrıca saplantılı tipin tekidir. Şıpsevdiliğine rağmen birine kafayı taktığı zaman karşısındakini bayana kadar zorlar. ilişkilerinde romantik olmaya çalışır. Ama bir süre sonra can sıkar. İçmeyi pek bilmez. Hele de morali bir şeye bozuksa ki, genelde bir şeye bozuktur, içmeye gidilecek en son kişidir. Hadi iyi niyetiniz size bir halt etti ve gittiniz, o zaman yanınızda onu bir nebze susturmak için bir bant bulundurun. Normalde pek konuşmayı ve diyalog kurmayı bilmeyen bu şahıslar, içtiklerinde yerdeki taşla bile konuşurlar. Onlar için yarın değil, bugün önemlidir. Genelde karakteri oturmamış kişilerdir.
İnsanlar sizi doğal liderlik yeteneğinizle ama ama biraz düşüncesiz biri olarak tanırlar. Başlıktan da anlaşılacağı üzere özgürlüğünüze son derece düşkünsünüz. Hayatta her şeyi en azından bir kere yaşamak istiyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar yaydığınız bu heyecan dalgasından çok mutlular ve sizinle yakın olmak istiyorlar.
Yağmur Sarıgül 26 Ağustos 1979'da Antalya'da doğdu. 3 yaşındayken ailesiyle Ankara'ya yerleşti. Babası ney, annesi ud çalıyor. Yağmur klasik müzik, Türkü ve Pink Floyd dinleyerek büyüdü. Müzik ile uğraşması erken başladı: on yaşındayken piyano ile başladı Hacettepe Üniversitesi'nin konservatuarinda, sonra keman ile tanıştı. Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde enstrümanı gitar oldu. Şimdi Gazi Üniversitesi'nde okuyor.