Bireysel özgürlük, serbest piyasa ve gücü sadece güvenliği ve adaleti sağlamaktan ibaret devletten yanadır. Klasik liberalizmde, insan iradesi önemli bir yer taşır. Klasik liberallere göre, insan eğer iradesini mantıkla yönetmezse, içine düşeceği sıkıntılardan yine kendisi sorumludur, herhangi bir kurum (devlet, yüksek gelirliler, iş adamları, toplum vb..) değil. Her insanın rekabete muktedir olduğuna inanırlar. Mülkiyet hakları, doğal haklar, sivil özgürlüklerin korunması, herhangi bir çeşit dayatmadan özgürlük, kanun önünde eşitlik, anayasal devlet, ve serbest piyasa bu görüşün temelleridir. Temel eleştirilerden birine örnek; "böyle de pis insanlardır klasik liberaller. hiç halden anlamazlar. herkes kendinden sorumludur der çıkarlar işin içinden. özgürlük anlayışları da bir gariptir zaten. negatif özgürlüğe inanırlar. onlara göre dayatmanın olmadığı her ortamda özgürlük vardır.... bunlar aynı zamanda sosyal darwinizmi savunurlar. onlara göre toplumda da koşullara ayak uyduramayan bireyler ayakta kalmayı başaramazlar ve yok olurlar bundanda kimseyi sorumlu tutamazlar. bunun sorumlusu da sadece kendileridir. böyle okudukça sinirleriniz atar, öyle sinir adamlardır bu klasik liberaller." * * Ekşi Sözlük, joel.
<><a href="http://www.facebook.com/KimBakmisCell"> Kim Bakmış</a><> <a href="http://www.facebook.com/MsnSmileys"> Msn Smileys</a><> <a href="http://www.facebook.com/SuperKlip"> Klip</a><> <a href="http://www.facebook.com/SuperMp3"> Mp3</a><> <a href="http://apps.facebook.com/seedafcbf/"> Dna Aşk Testi</a>
Önünüze çikan firsatlarin degerini çok iyi bildiginizi ve olanaklardan yararlamak için elinizden gelen her seyi yapmaya hazir oldugunuzu gösterin. Sizi mutluluga ulastiracak derin bir iliskiye gireceginizi müjdeler. Kimseden yardim beklemeyin. Degerlendirmelerinizi kendiniz yapin. Güveneceğiniz BİRİSİ varsa O'da sizsiniz. Parasal harcamalarınızı düzene sokmanız gerekiyor.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Osman Gazi, Ertugrul Bey'in üç oglundan birisidir. Osman Bey diger kardeslerinden büyük degildi, fakat adeta bir idareci olarak yaratilmisti. Zira bu hususta çok büyük kaabiliyet sahibi idi. Babasi vefat ettikten sonra diger bütün beyler, ittifakla Osman Bey'i asiretin reisi olarak tanidilar.Osman Bey, beyligin başına geçtigi zaman,23 yasinda idi. Uzun boylu, genis gögüslü, kalin ve çatik kasli, elâ gözlü ve koç burunlu idi. Iki omuzlari arasi oldukça genis, vücudunun belden yukari kismi, asagi kismina nisbetle daha uzundu. Çehresi yuvarlak ve teni bugday renginde idi.Osman Bey'e babasindan kalan arazinin genisligi 4800 km. kare idi. Kendisi vefat ettiginde ise, beyligin toprak genisligi 16.000 km.kareye ulasmytir.Vefatinda 68 yasinda idi. Tarih ise, Agustos 1326'yi gösteriyordu.
En başarılı Osmanlı Padişahı.Çağ değiştiren ve İstanbul'u feth eden lider.. Dürüst,namuslu,hoşgörülü ve saygılı birisin.Çok kültürlüsün;okumayı araştırmayı yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsun.Hümanistsin,adalet ve eşitlikten yanasın.Gösterişten yana değilsin,sadesin çünkü kimsenin senin hakkında ne düşündüğü umrunda değil.İman dolusun,inançlısın..Önüne bir hedef koymuşsan eğer onu yapmak için karşına ne gelirse gelsin kim çıkarsa çıksın ezer geçersin,asla pes etmez,kafaya koyduğun bir şeyi mutlaka yaparsın,başarılısın.Sen nereden geldiğinin ne olduğunun farkında olduğun için asla insanları küçük görmezsin.Çevrende sevilen birisin,popüler ve sempatiksin.Ayrıca insanlar bir çok konuda sana danışırlar..
Avrupaya korku salan dünyayı titreten büyük Türk kahramanı.Büyük Türk-Hun Imparatorudur.Tuna kiyilarindan Çin Seddine kadar uzayan imparatorlugun tek hakimi oldu. 750 bin kisilik ordusuyla Galya sehirlerini alt üst etti. Orleansi kusatti. Kuzey Italyayi silindir gibi ezip geçti. Avrupayi titreten bir cihangir oldu. 453 yilinda öldü.
Çalışkan bir insanı tastamam anlatmak çok zordur. Çünkü karşınızda bitmek tükenmek bilmeyen bir gayret, etrafını da harekete geçiren bir himmet vardır. Tanıyabildiği kadarıyla Tayyip Erdoğan böyle bir lider. Dur - durak bilmiyor, koşuşturmaktan yorulmuyor. İyi bir netice almışsa mutluluğu yüzünden okunuyor. İşler yolunda gitmemişse bu dun çehresine anında yansıyor. Bu durumun siyaseten doğru olmadığını bile bile duygular gizlemiyor belki de gizleyemiyor. Açık sözlü, mert, sözünü esirgemeyen bir insan. Zam zaman bunun bedelini ağır ödüyor. Halk onun harbiliğini seviyor, belki de bu yüzd onu "Kasımpaşalı" portresi olarak tanıdı, sevdi, bağrına bastı.
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…