96 Draftı'nda NBA'e adım atan Kobe Bryant 2-3 yıl aradan sonra hep zirveye oynadı. 3 kez NBA şampiyonluğu ve 1 kez de normal sezonun En Değerli Oyuncusu olan oyuncu NBA tarihinin bir maçta en fazla sayı atan ikinci oyuncusu konumunda. Bu başarıyı 2006 senesinde Toronto Raptors'a karşı 81 sayı ile gerçekleştirdi. En büyük silahları dış şutları ve geniş skor potansiyeli. NBA'in Dwyane Wade ve LeBron James ile birlikte en iyi oyuncusu olarak gösteriliyor.
Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir. Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor.
Cevarhir'in kardeşi Nazanı çocukluğundan beri sevmektedir.Ama Cevahir'in baskısından bir türlü yakınlaşamıyorlardı.Cevahir Almanya ya gittiğinde kurtuldum diye rahatlarken cevahir döndüğünde hayalleri yıkılsada 10. bölümde hayallerine kavuşacaktır.Karısı nazan'ı çok sevmektedir.Coğrafya öğretmeni ve aynı zamanda Zekai'nin okulunda müdür yardımcısıdır.
Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Deyim yerindeyse tam bir fırlamadılar.Öğretmenlere yapmadıkları kalmaz.Sınıfın altını üstüne getirirler.Hemen kendine benzer birkaç arkadaş bulup bu eylemlerini okulun geneline yayarlar.Velileri okul yolunu aşındırsa bile bu arkadaşlar için tek çare müdür odasıdır.Sopayı yiyince rahatlayan arkadaşlarımız için psikolojik danışmanlar bile yetersiz kalır.Aralarından okul 1.si çıkanlar bile vardır.Şımarık olmaları kendilerini durduramaz olmalarından kaynaklanıyor olabilir.
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Samimiyetiniz övgüye deger! Teknik anlamda bir dahi ya da çok yüksek IQ'ya sahip olsanız da EQ'nuz düşük tarafta yer almaktadır. Bu konuda yapmanız gerekenler var gibi gözüküyor. Bu aralıkta bir puan aldıysanız eğer, kendinizi insanlara öfkelenirken, sıkıntılı ya da hayatta nerede olduğunuza dair bakış açınızı kaybetmiş bulabilirsiniz. Hayata ve zorluklarına hırs ve azim yerine korku ve güvensizlikle mi karşılık veriyorsunuz? Ümidinizi yitirmeyin! Duygusal zeka doğuştan belirlenmez, öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Eğer hayatın %10'u bize ne olduğu ile ilgili ve %90'ı bunlara nasıl karşılık verdiğimiz ile ilgili ise, bu hayatımızı istediğimiz gibi oluşturma gücünün bizde olduğu anlamına gelecektir! Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor?
Sen Kratos'sun. Kratos bir tanrıdır. Silah olarak bir çok şey kullanır ama kendi silahı kollarına zincirle bağlı ateş saçan ufak kılıçlarıdır. (ufak dediğime bakmayın o silah oyunda sizi hayatta tutuyor :D) Babası ise tanrıların başı olan Zeus'tur. Babasıyla hiç iyi anlaşamamaktadır. Hatta onu gördüğü yerde öldürmek istemektedir. Tabi Zeus'ta onu. Ares adlı düşmanıda Kratosun karısını ve kızını öldürür. Kratos'un bir ara Tanrı güçleri elinden alınır ama sonra tekrar güçlerine kavuşan Kratos birçok şeyin intikamını babasından alacaktır.