Sultan Abdülhamid, otuzdördüncü padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Sarayda rahat bir şehzadelik dönemi geçirmişti. Zamanının en güçlü hocalarından, Farsça, Arapça, Fransızca’yı okuyup yazacak ve rahat konuşacak derecede öğrenmişti. Fransız ve İtalyan hocalardan da müzik dersleri almıştı. Tarihe çok meraklı idi. Sultan Abdülhamid, saltanatı oldukça karışık bir dönemde teslim almıştı ve meşrutiyet idaresini ilan edeceğine söz vererek padişah olmuştu. Batılı Devletler, Sırbistan ve Karadağ meselesi için İstanbul “Tersane Konferansı”nı, İstanbul’da toplamayı başarmışlar, fakat bir sonuç alamamışlardı. Yine aynı gün devletin ilk Anayasası Kanunî Esasi ve Meşrutiyet ilan edilmişti. 19 Mart 1877’de ilk Meclis-i Mebusan açılmıştı. Meşrutiyet idaresinin 5. gününde, tarihimizde 93 harbi olarak bilinen 1877 Osmanlı-Rus harbi başlamıştı. Rusya, Devleti 2 cephede birden savaşmaya zorlamıştı. Ruslar Ayastefanos (Yeşilköy) kadar gelmişler ve aynı isimli mütareke imzalanmıştı. Savaş, Berlin antlaşması ile sona erdi. Batılı Devletler imparatorluğun doğu topraklarının paylaşılması “Taksim Projelerini” uygulamaya koyabilecekleri fırsatı elde etmiş oldular. Kıbrıs Adası üs olarak İngiltere’ye verilmiş, artan malî sıkıntı, alınan borçların faizlerinin ödenememesi, Muharrem Kararnamesi’nin ilanı ve Duyunu Umumiye’nin kurulması ile Devletin malî kontrolü de bir bakıma batılı devletlerin kontrolüne girmişti. İngiltere, Berlin sistemi ile politikasını değiştirmiş, denge politikasının yerine Osmanlı Devleti’nin bir an önce parçalanması stratejisini uygulamaya koymuş. Kıbrıs’tan sonra Mısır’ı kontrolüne almıştı. Batılı devletler, Osmanlı Devleti’ni parçalamak, onu güçsüz bırakmak, Anadolu’da kendi kontrollerinde toprak parçaları oluşturmak için “Ermeni Sorunu”nu ortaya çıkarmışlardı. Bu dönemde birçok yerde isyanlar olmuş, padişahın arabasına bomba koyacak cesareti bile göstermişlerdi. Abdülhamid’in güçlü politikası ile kontrol daima devletin elinde olmuştu. Sultan Abdülhamid ortadan biraz uzunca boylu, esmere yakın tenli, uzunca burunlu, ela gözlü, hafif kıvırcık sakallı idi. Güçlü zekası ile kendisini kültürlü olarak yetiştirmişti. Çok güçlü bir hafızaya sahipti. Bir gördüğünü bir daha unutmazdı. Açık net bir konuşma yapısı vardı. En önemli özelliklerinden biri, kendisine anlatılanları uzun müddet sabırla dinlemesi idi. Çalışmayı çok sever, kendisini devlet işlerinde görevli sayar, çalışma saatleri dışında usta bir marangoz olarak atölyesinde çalışırdı. Kültüre büyük önem vermiştir. Üniversite, Güzel Sanatlar Akademisi, vilayetlere liseler, kazalara ortaokullar, köylere ilkokullar, kız meslek, Ziraat ve Ticaret, Darüşşafaka, Dilsiz ve Körler okullarını yaptırdı. Şişli Etfal Hastahanesi, Darülacize toplumun sosyal açıdan korunmasını sağlayan kurumlardı
Sende herzaman birini kurtarma dürtüsü,isteği var ve bunun için her şeyi göze alırsın.en büyük özelliğin cesaretin.büyük işler başarsanda asla mütevaziliğini kaybetmezsin.ama senin bu fazlaca cesaretin seni pinpirikli yapıyor her olaya bu kadar cesaret göstermeye çalışmasan iyi olur.kendini farkettirmeyi seven bir insansın
Seni anlamak ve seninle ilişki kurmak neredeyse imkansız. Çünkü çevrendekileri kolaylıkla kandırabiliyor ve kendi çıkarlarını herşeyden üstte tutuyorsun. Ailene zaman zaman yalan söylüyor veya yaptığın şeyleri onlardan gizliyorsun. Bu da inmsanların sana şüpheyle yaklaşmasına ve inanmamasına yol açıyor. "Küçük şeytanlıklar yapmaktan bir şey olmaz" diye düşünüp şeytana uyma., çünkü her yanlış biraz daha büyük bir yanlışa yol açar. Çığ gibi büyüdükten sonra da hatalar içinden çıkılamaz bir hale gelir. Aslında içinde kocaman bir melek var. Bir an önce ortaya çıkartmak senin elinde...
Tipik bir arkadaşkoliksin. Hayatının odak noktası arkadaşların. Mutluluklarını da sıkıntılarını da onlarla paylaşmak sana inanılmaz keyif veriyor. Bir arkadaşın için gözünü kıprmadan her türlü fedakarlığı yapabilirsin. En yakın arkadaşlarına sürekli "Ben senin için varım" mesajını veriyorsun.
Bakıyorumda, çok sert birisin.. bu yüzden herkesi korkutmayı seviyorsun.. herkes senden korkuyor galiba.. konuşarak bağırmayıda seviyorsun.. şakacısında.. karanlığı çok seviyorsun sanırım.. oyunlarda çok iyisin gibime geliyor... Espirilerinde harika gibi.. Ay'la ilgilenmeyi seviyorsun. bu yüzden sen geceyi seviyorsun.
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Kanatsız bir meleksin! O kadar iyisin ki! Sen tam bir meleksin. Hani derler ya bir kanadı eksik diye, aynen öyle! Ailene her zaman doğruyu söyleyip arkadaşların için her zaman iyi şeyler düşünüyorsun. Çünkü onlar iyi olduğunda sen de iyi oluyorsun. Herhangi yanlış bir şey yaptığında bile dürüstlükten ödün vermiyor, bu dürüstlüğün sayesinde de her türlü durumu kolaylıkla atlatıyorsun. Ayrıca çevrendekiler de bu şeffaflığından dolayı sana çok güveniyorlar.Böyle devam et :)
Siz eğlenceli, arkadaş canlısı ve popülersiniz. Cıvıl cıvıl halinizle etrafa neşe saçıyorsunuz. Çoğu zaman ikili ilişkilerinizde uçuk kaçık davransanız da inandığınız değerlerden asla taviz vermiyorsunuz. Evlilik ve çocuk sahibi olmak sizin için önemli ama öncelikle yeterince tecrübe edinmek istiyorsunuz. Tavsiye: İnsanların aldığınız kararlarda sizi bu kadar etkilemelerine izin vermeyin.