Sen Nero'sun. Devil May Cry 4 serisinde karşımıza çıkan baş karakterdir. Kendisi bir yaratık avcısıdır. Silah olarak Red Queen adında, bir motosiklete gaz verirmiş gibi kılıcın kabzasını da o şekilde döndürerek güç verdiği ,iri kıyım bir kılıç, Blue Rose adında Magnumu andıran ama çift atar büyük bir silah ve Devil Bringer adındaki mavi ışıklar saçan sağ kolunu kullanmaktadır. Tabiki onunda her genç gibi başında bir aşk vardır.
Çok stres dolu bir hayata sahipsiniz. İş hayatınızdaki yoğunluk yüzünden kendinize fazla zaman ayıramıyorsunuz. Arada ufak bir Cevahir kaçamağınız olsa da hayatınızın yoğunluğu canınıza tak ediyor.Son zamanlarda yeni kolaylıklar (zincirlikuyu-söğütlüçeşme metrobüs hattı :] ) sayesinde yoğun trafiğiniz biraz daha sevimli olmuş durumda.
Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
WWE nin en güçlü güreşçisisin ama NİGHT OF CHAMPİONS da randy orton a The Legacy nin yardımıyla yenilsende hayranların seni seviyor çok sevilen bir güreşçisin güçlü olduğunu 3lü Handicap maçta Edge ve Big Show u sırtında taşıyarak kabul ettirdin ve sen RAW da güreşiorsun!şapka ile kot giyiyorsun!
Yaşınız kaç olursa olsun siz kırılgan ve hassas bir çocuk ruhu taşıyorsunuz. İncinmekten ve kırılmaktan bu kadar çok korktuğunuz için sizi koruyabileceğini düşündüğünüz kişilere aşık oluyorsunuz. Örneğin karşı cinsten birisi bir şekilde sizin bir derdinize çare bulsa, size bir konuda yardım etse, o kişi sizin gözünüzde çok daha çekici biri haline geliyor. Karşınızdakinden hassasiyet beklediğiniz kadar siz de çok özenli davranıyorsunuz. Sizin bu özeninizi ve ince ruhunuzu anlayan biri karşınıza çıktığında mutluluk sizin için kaçınılmaz olacak.
Büyük Zafer Lisesinin eski öğrencilerinden. Birinci sınıfta arkadaşlarıyla beraber bir öğretmeni hastanelik edince okuldan atılmış. Çok küçük yaşta çocuk esirgeme kurumuna bırakılmış. Arkadaşlarıyla serserilik yapıyor. Oktay ve arkadaşlarından önce lisenin etrafındaki düzen ondan sorulurken, bu durumun değişmesiyle Oktay ve çetesine savaş açmaya başlıyor. İçten içe okuldaki öğrencilik yıllarını özlüyor.
Akrep'ler kendi burçlarina gösterilen tepkiden bikmislardir. Onlarin acimasiz ve tehlikeli oluslari varsayimi yanlistir. Ancak savunurken bu özelliklerini ortaya çikarabilir. Ses tonu kadife gibi yumusak, kisik ve son derece etkileyicidir. Konusmasi ya agir ve ölçülü ya da güçlü ve kesik kesik olabilir. Ancak kendisini asla küçümsemez. Akrep kesinlikle gurur sahibi bir insandir. Ne oldugunu ne olmadigini çok iyi bilir.Akrep'in varliginda, kendisini ele veren elektrikli bir canlilik vardir. Ne kadar sakin olmaya çalirsa çalissin, böylesine bir canlilik gözlerden gizlenemez.Tebessümler ender görülür ama içtendir. O hiçbir zaman utanip, çekinmeyecek veya gururlanarak kabarmayacaktir. Her zaman en üst düzeyde tepki gösterir; çünkü sizin karakterinizi ve niyetinizi amansizca incelemek, ayni zamanda kendi gizemini korumak Akrep'in sanatidir, ve o bunun ustasidir.Akrep kendisine verilen bir armagani veya yapilan bir iyiligi asla unutmaz ancak üsmani tamamiyla yok etmek, ya da en azindan ona üstün gelmek zorundadir. Nasil öç alacagini hesap eder. Akrep, dinle derinden ilgilenir, yasam ve ölümle ilgili bütün konulara büyük merak duyarAkrep, hayatin ve ölümün sirlarini bilerek ve eger isterse her ikisini de fethetmek yetenegiyle dogmustur. Eski sirlar onun parlak zekasini büyüler.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Siz iflah olmaz bir romantiksiniz. Şarap, kırmızı güller, bunlar sizin yaşam tarzınız. Söz verirsiniz ve o sözü ne olursa olsun yerine getirirsiniz. Ailenize çok bağlısınız. Annenizi her haftasonu ararsınız, özel günleri asla unutmazsınız. Tavsiye: Fazla romantizmin sizi gerçeklerden uzaklaştırmasına izin vermeyin.
Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.
Romatizmin kalbi Paris’te atıyor, sizin kalbiniz ise Paris’te atıyor, çünkü siz romantik bir “Paris”siniz. Aşkın, romantizmin, duygusallığın olmadığı bir dünya sizin için bir anlam ifade etmiyor. Her ne yaparsanız yapın aşkla yaparsınız; işinize aşkla sarılırsınız, en basit akşam yemeğini bile aşkla yaparsınız, işin içinde aşk yoksa “ben de yokum” diyenlerdensiniz. Siz ne yaparsanız yapın içinde aşk olduğundan dolayı herkesi büyülersiniz. Elinizin değdiği her yemek başka bir tat kazanır, ucundan kenarından bulaştığınız bir iş çok sayıda insanı büyüler. O yüzden kendine has tılsımı olan bir romantik olarak Paris’te kendinizi bulursunuz. Paris de sizde kendini bulur.